DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 53.maddesinde “Ölenin desteğinden yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıplar“ şeklinde tanımlanmıştır. Peki bu ne anlama gelmektedir? Yakınlarını trafik kazalarında veya herhangi bir iş kazasında kaybeden kişiler eğer ki ölen kişiden bir destek görüyorlar ise bu desteğe, yani yardıma dayalı olarak tazminat talep edebilirler. Ölen kişiler, ölmeden önce beraber yaşadığı ailesine, annesine babasına veya nişanlısına veya beraber iş yaptığı arkadaşına parasal yönden veyahut da fikri ve zihni faaliyetleriyle bir yardım sağlıyorsa bu destek kapsamında sayılmaktadır. Yani destekten yoksun kalma tazminatı sadece parasal yardımlar demek değildir. Ölen kişi, eşine ev işlerinde yardım etmiş olması dahi bir destek olarak kabul ediliyor ve bu tazminat kapsamında sayılabiliyor.

Destekten yoksun kalma

Destekten yoksun kalma neleri kapsar?

Nitekim mahkemelerimiz de  önlerine gelen somut olaylara bakarak, insanlarımızın eğilimlerine, yaşayış biçimlerine uygun kararlar vermeye başlamıştır.  Bunun sonucunda da “kişilerin “bakım gücü- bakım ihtiyacı” var mı – yok mu türünden belirsiz ve saptanması neredeyse olanaksız yanlış değer ölçüleri bir yana bırakılarak; ölen destekten yüklü bir miras, bir işletme, şirket, çiftlik kalmış olsa bile, desteğin “bedeni ve fikri” çalışmasından yoksun kalınmasının başlı başına tazminat istemini haklı kılacağı, tazminatın ölçüsünün de desteğin “bedeni ve fikri” etkinliği olacağı; kişilerin çoğunlukla birbirlerine bedensel varlıklarıyla “yardım ve hizmet” ederek destek sağlamakta oldukları görüşleri giderek yerleşmiştir.

Yargıtay kararlarında açıklandığı gibi “Desteğin yardımının yalnızca parasal nitelikte bulunması zorunlu değildir. Eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri de bir kimsenin destek sayılması için yeterlidir”

Yargıtay’ın yıllardır süregelen ve  artık yerleşik duruma gelen kararlarında, ölenin yakınlarına miras kalıp kalmadığı, ölenin bakım gücü ve kalanların bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı gibi destekliğin parasal yönleri üzerinde durulmadığı; buna karşılık desteğin “bedensel ve düşünsel” etkinliğinden ve kişilerin birbirlerine “yardım ve hizmetinden” yoksunluğu tazminatın ölçüsü kabul edilmektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatı haczedilebilir mi?

İcra ve İflas Yasası’nın 82.maddesi 11.bendine göre : “Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lâzım gelen paralar” haczedilemez. Yani destek tazminatına, ölenin borçlarından dolayı “haciz” konulamaz.   Destek tazminatı bağımsız bir hak olduğu için  aynı zamanda mirasçı konumundaki tazminat alacaklılarının, dava sonucu kazandıkları tazminatı tutarları üzerine, ölen desteğin borçlarından dolayı alacaklıları tarafından “haciz” konulamaz. 

DESTEKTEN YOKSUNLUK, ÖLENDEN GEÇMEYEN BAĞIMSIZ BİR HAKTIR. VE İŞBU TAZMİNAT HACZEDİLEMEZ, İFLAS MASASINA YAZILAMAZ, BU ALACAKLARDAN İNTİKAL VE VERASET VERGİSİ ALINAMAZ, ÖLENİN VERGİ DAİRESİNE OLAN BORÇLARINDAN DOLAYI  DA DESTEK TAZMİNATINA HACİZ KONULAMAZ.

Mirası reddeden kişi destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir mi?

Türk Borçlar Kanununa göre destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilmek için mirasçı olmak gerekmediğine göre, destekten yoksun kalan kişiler, ölenin mirasçısı olup da, mirası reddetmiş kişiler dahi olabilirler. Çünkü destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı, ölenden mirasçılara geçen bir hak değil, destekten yoksun kalanların kendi kişiliklerinde oluşan “bağımsız” bir haktır. Mirası reddetmek bağımsız bir hak olan destekten yoksun kalma hakkını da reddetmek demek değildir.

Ölen iflas etmişse de destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir mi?

Ölen desteğin iflâs etmiş olması ve terekenin borca batık bulunması da destek tazminatı istenmesine engel değildir. Çünkü, destek eğer yaşasaydı, iflâs etmiş olmasına karşın bir biçimde çalışarak ya da bedensel varlığıyla yardım ve hizmet ederek yakınlarına destek olacaktı. İflas bu tazminat hakkını engelleyici bir kriter değildir.

Ölenin, ölümünden önce tazminat istemeyeceğine dair imzaladığı evraklar geçerli midir?

Ölenin sağlığında yaptığı işle ilgili olarak, iş sahibi veya işverenle yaptığı “kaza ve ölüm halinde tazminat istenmeyeceğine” ilişkin “sulh, feragat, ibra ve sorumsuzluk” anlaşmalarının, destekten yoksun kalanların tazminat isteme haklarını, hiçbir biçimde ve hiçbir koşulda ortadan kaldıramaz.

Destekten yoksun kalma tazminatında doktorların sorumluluğu nedir?

Tıp alanında da ameliyat öncesi, hasta ve yakınları aydınlatıldıktan, ameliyatın ve tedavinin olası sonuçları konusunda uyarılarda bulunulduktan sonra, hastaya ve yakınlarına imzalatılan “aydınlatılmış onama” belgeleri, hekimin ve onu çalıştıran hastanenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ameliyat sırasında veya tedavi sonrasında hasta ölmüş olup da hekim kusurlu ve onu çalıştıran hastane sorumlu bulunmuşsa, hastanın veya yakınlarının imzalı onama belgeleri onları sorumluluktan kurtarmaz; destekten yoksun kalan yakınlara tazminat ödemekle yükümlü olurlar.

SGK’dan alınan maaşlar destekten yoksun kalma tazminatından düşülebilir mi?

 Sosyal Güvenlik Kurumlarının ölüm dalından bağladığı dul ve yetim aylıkları ile anaya ve babaya bağlanan gelirler, destek tazminatı ile ilişkilendirilemez ve tazminattan indirim nedeni olamaz.

Sonuç olarak, destekten yoksun kalma tazminatının hukuksal nitelemesi yapılırken,

  •  Desteklik ve destekten yoksunluk ile kişilerin malvarlıkları arasında bir bağ kurulmamalı; 
  • Sadece ölenin beden ve beyin gücüyle sağladığı yarar üzerinden destek tazminatı hesaplanmalı;
  • Destekten yoksun kalan kişinin çalışıyor olması veya çalışmaya başlamasının davanın reddi sonucunu doğuracağı ya da tazminattan indirim nedeni olacağı şeklindeki iddialar asılsız ve Yargıtay tarafından dikkate alınmayan hukuka aykırı beyanlardır.

Destekten yoksun kalan kişinin, bir işe girip çalışmaya ve kazanç elde etmeye başlaması durumunda “bakım gereksinimi” kalmayacağı iddiaları hukuka aykırı iddialar olup kişilerin hayatını idame ettirebilmek adına iş egiremeleri ve maaş almaları destek tazminatının alınmasına engel nitelikte olamaz. Yine tersi durumlar için mal varlığı iyi olan ölenin yakınları için de işbu tazminat talep hakları baki olup bu kişilerin  ilerde birgün yardıma muhtaç olmayacaklarını önceden kestirmek olanaksız bulunmasına göre ölen çocukları bakımından destekten yoksun kalma tazminatına karar vermek gerekir.

Diğer yazılarımızı görmek için tıklayınız.

About: admin


Bir Cevap Yazın

WhatsApp chat