
Boşanma nedir?
Boşanma, karı ve kocanın, yeni bir evlenme yapabilecek şekilde ayrılması ve hukuki bir kararla evliliklerini tamamen sona erdirmesidir. Boşanma, evlilik kadar eski bir kurumdur. Belli bir kültür düzeyine ulaşmış ve evliliği sosyal bir kurum olarak kabul etmiş toplumlarda boşanma hakkı, bazı yasa ve geleneklerle kısıtlanmış; fakat hiçbir zaman ortadan kaldırılmamıştır.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma ne demektir?
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki Türk Medeni Kanunu’nda anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma şeklinde bir tanımlama bulunmamaktadır. Bu ayrım, uygulamada oluşan bir ayrımdır.
Adından da anlaşılacağı üzere, anlaşmalı boşanma; eşlerin boşanmanın doğuracağı tüm sonuçlar üzerinde anlaşarak boşanmaları anlamına gelir. Diğer deyişle, eşler, eğer çocuk var ise velayet, eğer talep ediliyorsa nafaka, maddi-manevi tazminat ve malların paylaşımı konusunda anlaşmış olmalıdırlar.
Genelde anlaşma boşanma, yukarıda saydığımız başlıklar konusunda eşlerin anlaştığı hususların açıkça yazılı olduğu ve her iki tarafça imzalandığı bir protokolün hazırlanması ve bir boşanma dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunularak dava açılması ile olur. Dava açıldıktan sonra duruşma günü verilecek ve eşlerin de duruşmada hazır olup beyan vermesi gerekecektir. Eğer duruşmada protokolde belirtilenden farklı bir durum gündeme gelmezse çok yüksek bir ihtimalle boşanma kararı tek celsede verilecektir. Akabinde gerekçeli karar yazılacak, taraflara ya da avukatlarına tebliğ edilecek, ardından Nüfus Müdürlüğü’ne gönderilerek resmi kayıtlara işlenecektir.
Evliliğin üzerinden 1 yıl geçmeden anlaşmalı boşanma mümkün değildir.
Önemle belirtmek gerekir ki; halk arasında anlaşmalı boşanmanın basit olduğu ve avukatsız da yapılabileceği yönünde bir algı vardır. Oysa, eşlerin yukarıda belirttiğimiz hususlar üzerinde eksik yahut yanlış anlaşması ciddi hak kayıplarına yol açabilecektir. Bu sebeple mümkün olduğu kadar bir avukat aracılığı ile boşanmanın gerçekleştirilmesi en sağlıklı olandır.
Çekişmeli boşanma ise; yukarıda açıkladığımız üzere boşanmanın sonuçları üzerinde eşler arasında bir anlaşmazlık olması halidir. Örneğin, her iki taraf da boşanmayı istiyordur, velayetin annede kalması konusunda da hemfikirdirler; fakat kadın nafaka talep etmesine rağmen erkek kadına nafaka vermek istemiyordur. Bu durumda, çekişmeli boşanma gündeme gelecektir.
Çekişmeli boşanmalarda, dilekçeler teatisinden sonra delillerin toplanacak ve tahkikat yapılarak bir karar verilecektir. Verilen kararın, başvuru halinde üst mahkemelerde (istinaf ve temyiz) değerlendirilme ihtimali de göz önüne alındığında, yargılama uzun sürmektedir.
Lakin, yine belirtmek gerekir ki, çekişmeli boşanma davası açılması dava devam ederken anlaşma yapılamayacağı anlamına gelmez. Yargılama devem ederken tarafların anlaşması ile bir dilekçe sunularak veya duruşma esnasında anlaşıldığına ilişkin hususlar tutanağa geçirilerek davanın hızlıca sonlanması sağlanabilecektir. Çekişmeli boşanma yargılaması esnasında anlaşma sağlanabilmesi için de muhakkak evliliğin üzerinden 1 yıl geçmiş olması gerekmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un anlaşmalı boşanabilmek için hükmettiği anlaşmalı boşanma şartları;
1- Evliliğini anlaşmalı boşanma yolu ile sonlandırmak isteyen eşlerin öncelikle en az bir yıl evli kalmış olmaları gerekmektedir.
(Bir yıldan daha kısa süren evliliklerde anlaşmalı boşanma davası öncelikli olarak çekişmeli olarak açılır sonrasında ise taraflar boşanma ve ferileri üzerine anlaşmaya vardıklarına dair protokolü mahkemeye dilekçe yoluyla bildirmesiyle birlikte çekişmeli yargı, anlaşmalı boşanmaya dönüşür.)
2- Anlaşmalı boşanmak için eşler, maddi ve manevi tüm hukuki sonuçlar üzerinde uzlaşma içerisinde olduklarını hazırlanacak olan anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde bildirmeleri gerekmektedir.
3- Anlaşmalı boşanmalarda eşlerin davaya katılmaları zorunludur. Bu zorunluluğun sebebi eşlerin, anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde verdikleri bildirileri hâkimin teyit etmesi gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin en kısa süre içerisinde boşanmalarına olanak sağlayan boşanma şeklidir. Anlaşmalı boşanma davası açılırken, hazırlanacak olan anlaşmalı boşanma dilekçesi ile yetkili mahkemeye başvuru yapılmalıdır. Bu davalarla ilgilenen görevli mahkemeler, Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise; boşanma davası Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.
En hızlı nasıl boşanırım?
Taraflar duruşma gününde ve saatinde mahkemede hazır bulunmalıdır. Avukatların bulunması davanın karara bağlanması için yeterli değildir. Örneğin, mahkeme iş seyahati nedeniyle yurt dışında bulunan ve duruşmaya gelemeyecek olan eşin gıyabında hüküm veremez. Hakim kanunen re’sen düzenleme yetkisinin olduğu alanlarda hukuken tarafların üzerinde anlaştığı protokol ile bağlı değildir. Örneğin, çocuğun velayeti hususlarında karar verilirken çocuğun menfaatinin sekteye uğradığı kanısı mahkemede uyandığı takdirde hakim tarafından protokolde gerekli görülen hususlar değiştirilebilmektedir.
Tarafların her ikisi de boşanma yönünde aynı iradeye sahip olsalar dahi nafaka, tazminat, mal paylaşımı, velayet, çocukla kişisel ilişkinin tesisi gibi hususların herhangi birinde yahut tamamında uzlaşamıyorlar ise anlaşmalı olarak boşanmanın mümkün olmadığı kabul edilir. Bu durumda tarafların anlaşamadıkları hususlar davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkeme tarafından tespit edilerek boşanma davasına çekişmeli (anlaşmasız) olarak devam edilmektedir. Dava süresi ise anlaşmalı boşanma davasına oranla uzun olabilmektedir.
Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır?
Çekişmeli boşanma süreci eşlerden birinin mahkemeye sunacağı boşanma davası dilekçesi ile başlamış olacaktır. Boşanma davalarında hakim öncelikle tarafların gerçek iradelerine bakar.Yani, boşanmayı gerektiren olay veya olayların nasıl geliştiği, tarafların tavırlarının ne olduğu sorgulanacaktır.Bu süreçte tanıklık ve şahitlikle taraflar iddialarını kanıtlamaya çalışır. Hakim ayrıca tarafların kusur derecelerini tespit etmeye çalışacak ve maddi durumu inceleyecektir. Çekişmeli olan boşanma davalarında maddi durum incelemesi, tarafların maddi durumunun tespit edilmesi anlamına gelen bir değerlendirmeye denir. Maddi durum incelemesinin sebebi maddi hususlarla ilgili verilecek kararlar için dayanak olacak olmasıdır. Söz konusu maddi hususlar tazminat, nafaka ve velayettir.
Çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilir mi sorusuna cevanımız, “Evet” olacaktır. Çekişmeli boşanmada şartlar oluştuğunda anlaşma gerçekleşebilmektedir. Yazımızın başında belirttiğimiz gibi çekişmeli boşanma davaları eşlerin boşanmada anlaşmalarına rağmen boşanmanın sonuçlarında fikir birliğine varamamış olmalarından ötürü de açılabilmektedir. Taraflar çekişmeli boşanma sürecinde üzerinde anlaşamadıkları konuları mahkeme nezdinde tartışacaktır. Anlaşmalı boşanmanın şartları gerçekleştiğinde ise bir anlaşmalı boşanma protokolü ile çekişmeli boşanma,anlaşmalı boşanmaya dönüşebilecektir.
Boşanma davasında gerekçe göstermek zorunda mıyız?
Boşanma davası açan taraf, boşanma dilekçesinde somut bir boşanma sebebi göstermek zorundadır. Boşanma sebeplerini yazımızın devamında ayrıntılı olarak açıklayacağım.
Taraflar, boşanma dilekçesinde gösterdikleri sebepleri davanın yargılaması sırasında ispatlamak zorundadır, ispatlanamadığı halde boşanma davası reddedilir. Davayı açan eş hem boşanma nedenini göstermeli hem de boşanma davasında karşı tarafın kusurlu olduğunu ispatlamalıdır. Davayı açan eşin boşanma nedeni olarak gösterdiği olayın meydana gelmesi kendi kusuruna dayanıyorsa, boşanma davası reddedilir. Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların kusuruna veya gerekçesi uyuşmazlık konusu yapılmaz.Açıklanan nedenlerle davanın doğru ve usule uygun olarak açılması büyük önem arz etmektedir.
Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma sebepleri nelerdir?
1. Zina MADDE 161.– Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
2. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış MADDE 162.– Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
3. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme MADDE 163.– Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.
4. Terk MADDE 164.- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
5. Akıl hastalığı Akıl hastalığı aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır MADDE 165.– Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
6. Evlilik birliğinin sarsılması MADDE 166.– Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.
Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.